|

 |
|
www.renkligeceler.com |
|
SEX HİKAYELERİ |
|
<-Önceki Erotik Fıkralar] |
Sizde
Erotik Sex Fıkraları Gönderin |
Garantiye alacan
Adam en yoğun saatte berbere girip sorar.
- "Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber:
- "Iki saat sonra, "
der.
Adam çıkar gider.
Üç gün sonra aynı adam
berbere girip sorar:
- "Ne zaman bana sıra gelir?"
Berber:
- "Bir buçuk saat kadar, "
der.
Adam çıkar gider. Bir hafta sonra yine aynı manzara:
- "Ne zaman bana sıra
gelir?"
Berber:
-"En az bir saat."
Adam çıkar gider.
Son seferinde berber dayanamaz. Adamın ardından çırağını gönderir:
- "Bak bakalım bu herif nereye gidiyor?"
Bir süre sonra çırak döner:
- "Adamı izledim usta."
Berber merakla sorar:
- "Ee, nereye gidiyor buradan çıkınca?"
Çırak cevap verir:
- "Sizin eve usta!"
Ah Para ah
Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
"amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş.
Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...
- "Affedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. Bunun
üzerine adam:
"amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş
tekrar, kadın çok bozulmuş ve:
- "Aman beyefendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne
istediğinizi kibarca söyleyin" demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok,
aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. En sonunda bankadaki kadın
dayanamamış ve
"Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş.
Müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini
iletmiş. Müdür:
- "Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız
korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın
nedenini anlatır mısınız?" demiş.
Bunun üzerine adam
"Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu
.amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek
istiyorum"demiş...
Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:
- "Ve bu orospu size yardımcı olmuyor ha...?"
Oğlan
Yeni buluğ çağına girmiş bir delikanlı gece sokağa çıkabilmek
için babasından izin istemiş ve bu isteği babası tarafından kabul
edilmiş ancak gece geç vakit olduğu halde oğlu hala eve gelmeyince
baba telaşlanmış ve tam telefona sarılıp karakollara haber vereceği
anda kapı çalınmış ve oğlu içeri girmiş. Baba çok sert bir şekilde
" Nerede kaldın çabuk bana hesap ver deyince oğlan, kusura bakma baba,
ben bu aksam sex yaptım onun için geç kaldım demiş.
Baba bu durumdan çok keyiflenmiş
"Hanım hanım çabuk bir rakı bardağı daha getir, benim oğlum büyümüş
artık beraber rakı içebiliriz" dedikten sonra oğluna dönerek:
" Oğlum bundan sonra sen de benimle rakı içebilirsin, gel otur
yanıma." deyince Oğlan:
"Oturamıyorum baba götüm çok acıyor"
İstanbul'dan
Bir gün İtalya'nın Roma kentinde 'Dünyanın en büyük yarrak lısını
seçme' yarışması yapılıyormuş. Yarışmaya adaylar Namı Kemal, Alman,
Rus ve Arap. Neyse! yarışma başlamış. Rus çıkarmış okşamış! okşamış! 3
metre 72 santim. Alman çıkarmış 3 metre 75 santim. Arap bi çıkarmış 6
metre 99 santim. Bütün stad tezahürata başlamış! Fakat bizimki
ortalıklarda yokmuş. Herkes bizimkinin korkup kaçtığını düşünmüşler.
Tam yarışma sona ererken. Dağların arasından büyük bir gürültüyle
büyük bir nesne (yarrak) stada düşmüş. Ucunda da bir not. 'Kusura
bakmayın. Acil işlerimden dolayı yarışmaya İstanbul'dan katılıyorum'
Bu bizden
Bir gün bi uçakta Fransız, İngiliz, alman, Rus, İranlı, Hollandalı ve
Türk laylaylom gidiyorlarmış.
Neyse uçak rotasını takip ederek giderken İngilterenin üstünden geçiyo.Ingiliz
söyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor :
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere.Bizim diyo biramız
acayip meşhurdur şahane biralar üretiriz içmelere doyamazsınız..
Neyse İngiltere bitiyor Fransa nın üstünden geçi yo ve Fransız dalıyo:
- Burası da Fransa bizim kızlarımız meşhurdur öpmelere kıyamazsın.
Derken Almanya ya geliyor uçak alman bi iç çekiyor ..
- Hey gidi memleket diye biz diyor bi arabalar üretiriz binmelere
kıyamazsınız..
Sonra efenim geliyor Hollanda ya Hollandalı bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diye ah o güzel evler diyor bizim evlerimiz
meşhurdur...
Uçak geçiyor Rusya ya sonra (nasıl bi rotaysa artık):
- Rus bakıyor aşşağı bizim diyor kgb miz meşhurdur dünya da sinek
havalansa haberdardır...
Sonra İran a dönüyor uçak İranlı baki yo söyle bi göz süzerek:
- Ağabeyler diyo burası da İran bizim de halımız meşhurdur diyor
yumuşacıktır..
geldik Türkiye ye..
- Türk bakıyor aşşağıya düşün düşün nerden başlasamki
(o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye)
hah buldum diye düşünüyor ve başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar diyo burası Türkiye.Bizim diyo delikanlımız çok
meşhurdur.Oyleki alır fransızın kızını,
içer ingilizin birasını ,atar almanın arabasına ,götürür Hollandalının
evine ,yatırır İranlının halısına ,
çatır çatır siker , kgb nin de bi sikimden haberi olmaz.
Arıza giderildi
Namı kemal işi gereği sık sık yurt dışı seyahati yaparmış. Gene
günlerden bir gün seyahate çıkmış fakat pasaportunu unuttuğu için geri
dönmüş.
Birde ne görsün karısı başka biriyle beraber. Hemen karısı durumu
idare için adamın bir şişme bebek olduğunu, Namı Kemal uzun
seyahatteyken onun özlemini dindirmek için aldığını,söylemiş.
Tabiki Namı Kemal inanmamış ve demişki yav karıcığım hiç şişme bebek
sikmemiştim getir bi sikeyim demiş. Karısı olmaz dediysede
dinletememiş,dayamış namı kemal aleti, Namı Kemal bir türlü sokamamış
ve demişki (adam götü sıkıyor) bir türlü olmuyor namık yermi
-Hanım şu Almanya dan aldığım Matkabı getir acamıyorum deliği. Bunu
duyan adam baslamış robot sesiyle
-''BIIIB BIIIB TEKRAR DENEYINIZ SISTEMDEKI ARIZA GIDERILDI....
Rahibe ile uyanık rahip
Bir rahibe günah çıkartmak için rahibin yanına gidiyor. Rahibe:
-Benim hayatımda bir erkek var, ama orosbu çocuğunun teki diyor.
Rahip soruyor
-Neden ona orosbu çocuğu diyorsun?
-Çünkü o benim yanağımı okşayıp, beni öpüyor.
Rahip, rahibenin yanağını okşamış ve öpmüş sonra sormuş:
-Böyle mi?
-Evet!
-Bu ona orosbu çocuğu demeni gerektirmez kızım!
-Ama o benim elbiselerimi çıkartıp vücudumu da okşayıp öpüyor.
Rahip rahibenin elbiselerini çıkartmış ve bir süre sevişmişler. Sonra
rahip yeniden sormuş: -Böyle mi?
-Evet!
-Ama bu da ona orospu çocuğu demeni gerektirmez.
-İyi de peder, sonra bir güzel beceriyor beni.
Rahip bunun üstüne rahibeyi beceriyor ve tabii ki soruyor;
-Böyle mi?
-Evet diyor yeniden rahibe.
Rahip:
-Bu da ona orospu çocuğu demen için yeterli sebep değil.
Rahibe bu sefer bağırıyor:
-Ama o AİDS'liymiş.
-Rahipte Vay orosbu çocuğu vay!
İnfilak etti
Bir gün Namı Kemal bir komutanın kızına aşık olmuş, komutan kızını
vermemiş ve bir şart sunmuş demiş ki kızımı sikince amından kıvılcım
çıkaracaksın demiş. Namı Kemal kabul etmiş. Komutan ne yaptığını
kendisine bildircek adamlar koymuş Namı Kemal'in arkasına. Namı Kemal
ne yapacağını düşünmeye koyulmuş. Bir gece dolaşırken yolda bi ateş
böceği görmüş ve aklına bi fikir gelmiş. Gitmiş komutanın kızını almış
yanına gece yarısı götürmüş ormana. Bu arada bir sürü ateş böceği
toplamış bi poşetin içine kıza bi soktukça bi ateş böceğini havaya
atıyormuş, arkasındaki komutanın adamlarıda onu kıvılcım zannediyormuş
ve komutana sokuş bir kıvılcım bir diye söylüyormuş sokuş 2 kıvılcım 2
sokuş 3 kıvılcım 3.... Nam-ı Kemal tam 31e gelince boşalmış ve
elindeki poşeti salıvermiş. Poşetteki ateş böcekleri etrafa yayılmış.
Arkasındaki adamlar da komutana haber vermiş. sokuş 31 am infilak
etti...
Bir tabur asker in karargahı
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba
nüfusunun azlığına gelir ve papaz halkı çocuk yapmak için
"Eşiyle cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri
öldürmüş kadar sevap kazanır" der.
Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden birinde kadın kocasına yaklaşır
ve
"Hadi kocacım bir tabur asker öldürelim" der. Kocası kabul eder ve
birlikte olurlar. Aradan yarım saat geçer, kadın yeniden gelir,
"Hadi kocacım bir tabur düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine
kabul eder ve yeniden birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın
yeniden gelir
"Hadi kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya puflaya kabul
eder ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir saat geçer kadın
yine ister adam bir nevi çaresiz yine "hadi" der, bu sırada
çıkarttıkları seslerden rahatsız olan oğulları gelir odaya:
"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum"
Babası yakınır
"Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananın amına karargah kurmuş,
öldür öldür bitmiyor.
Namık ın papağanı
namı kemal bir gün bir papagan alır.papagan yoldan geçenlere küfür
eder ..namı kemal şöyle der bir daha küfür edersen senin üstünü
örterim.papagan yine küfür eder namı kemal papagan ın üstünü
örter.aradan 2 gün geçer namı kemal papagan öldümü merak eder hafiften
tülü acar papagan da kafasını uzatır ve şöyle der 'götün mü kaşındı
namık'
Aç Ayı
Amerikalı bilim adamları afrikada konuşan bi ayı bulurlar,uçağa
bindirirler ayıyı büyük bir kafesin içinde.uçakta 3 kişi vardır
pilot,yardımcı pilot,hostes
ayı yolda acıkır kafesi kırıp pilotun yanına gider
-seni yiyeceğim acıktım der
-beni yersen uçak düşer sende ölürsün der pilot
ayı yardımcı pilotun yanına gider
-seni yiye cem der
-pilot kriz geçirdi oldu uçağı kim kullanacak der yardımcı pilot
ayı hostesin yanına gider
-seni yiyeceğim der
hostes eğilip ayının kulağına bişi söyler ,ayı kafese koşar kapıyı
kapatır.pilotla yardımcı pilot merak edip hostese sorarlar
-ne söyledin ayıya korktu böyle
-dedimdi; pilotla,yardımcı pilot siki kalktığında gelip beni
sikiyorlar. Beni yersen gelip seni sikerler.
Papaz ile Namı Kemal
namı kemal in yakın bi papaz arkadaşı vardır. papazın amansız bi
hastalığı vardır. bi gözü gittikçe kapanıyor körlüğe doğru yol
alıyordu. papazın gitmediği doktor kalmamıştır. namı kemal çarenin
kendinde olduğunu söyler,sana bi sikiyim bişi kalmaz der ama papaz
kabul etmez. ama en sonunda kabul eder ve namı kemal bi anda kökler
papaz der ki:
Çıkar amına kodumun çocuğu öbür gözde gidiyoo
AIDS
Namı Kemal kanserden ölüyormuş. Ölüm döşeğinde oğlu sormuş:
- Baba neden AIDS'ten öldüğünü söylüyorsun herkese?
Namı Kemal demişki:
- Oğlum ben öldükten sonra kimse annenle berabar olamasın sikmesin
diye!
Hac yolunda
Çok eskiden hacca deveyle gidildiği dönemde hacı adayı karısıyla
helalleşip devesine bindiği gibi hac yolculuğuna başlamış. Aradan
günler haftalar geçmiş. Adam devesinin üstünde güneş altında giderken
aklına karısı gelmiş.
Yav demiş ben bu deveyi sikecem demiş. Deveyi çökertmiş, sikini
çıkarmış tam sokacak, deve bir ayaklanmış adam paldır küldür düşüp toz
toprağa karışmış. Ayağa kalkınca ya ben ne yapıyorum. Bu hac yolunda,
işleyeceğim günaha bak. Tövbe edip şeytana lanet gelsin demiş.
Devesine atladığı gibi yoluna devam etmiş. Yine günler geçmiş. Kızgın
güneş altında yoluna devam ederken karısı aklına gelince:
Bu sefer ne yapıp yapıp deveyi sikicam demiş. Deveyi rampa gibi bir
yere geri yanaştırmış. Kendiside sikini çıkarıp yaklaşmış tam sokacak,
deve bir iki adım atmış. adam yine paldır küldür aşağı düşmüş. toz
toprağa karışmış. üstünü başını silkelerken
Ya ben ne yapıyorum, hac yolunda ben bu günahı nasıl işlerim. tövbe
etmiş lanet gelsin şeytana demiş.
Günler böyle deve sırtında geçerken bir vahaya gelmiş. Gölgelik, hurma
ağaçları ve suyu görünce yine karısı gelmiş aklına.
Bu sefer kesin sikecem demiş. Devenin dört ayağını da birer ağaca
bağlamış. Kendine bir salıncak yapmış. Salıncağa atlamış, başlamış
sallanmaya. Gidip geldikçede deveyi sikmiş. Adam rahatladıktan sonra
pişmanlık duymuş;
Ya ben ne yaptım. Hac yolunda bu günahı nasıl işledim diye şeytana
lanet okuyunca bir ses duymuş.
Siktir ulan ibne. Ben bunca yıllık şeytanım. Devenin salıncakta
sikildiğini sende gördüm demiş.
Kör ile Namık
Namı Kemal bir adaya düşmüştür. Fakat ada o kadar tenhadır ki
kimsecikler yoktur. Yalnız ada büyük bir adadır. Namı Kemal'de
Abazalıktan kuduruyordur. Bu adada sikecek birini aramaktadır, aradan
yıllar geçer ve nitekim adanın sonuna yaklaşırken birini görür. Kör
bir yerli adam. Ne yapıp ta onunla muhabbet kurup sikeyim diye
düşünürken, derken çareyi kör takliti yapmakta bulur ve kör adama
yaklaşır şöyle bir omuz atar ve kim var orda diyip kör olduğuna
inandırır ve muhabbete başlarlar. Muhabbet iyice koyulaşmıştır. Namı
Kemal der ki "benim iki tane kör arkadaşım vardı der. Onlar sikiştiler
ve onların gözleri açıldı" der. Kör hemen atılır hadi ya! hemen biz de
yapalım der. Namı Kemal tamam önce sen sok der. Tam sokacakken kör
Namı Kemal dur görüyorum der. Kör hadi çabuk başla der. Namı Kemal'de
başlar aradan saatler geçer Namı Kemal devam ediyor. Kör yaaa neden
olmuyor nasıl olucak bu iş der. Namı Kemal: Sen doğuştan körsün senin
ananı sikmek lazım der.
Sen onları bırak beni affet
Temel bir gün haca gitmeye karar verir. Fadime'ye gelir "hakkini helal
et ben hacca gidiyorum" der.
Fadime de "bir şartla der benide götürürsen".
Temel ikna edemez Fadime'yi:
- "tamam gel, o zaman annelerimizle helalleşelim" der.
Temel'in annesine giderler
- "anne hakkini helal et biz hacca gidiyoruz" der annesi de:
- "bir şartla der benide götürsen".
- Temel onu da ikna edemez "tamam" der.
Hep birlikte Fadime'nin annesine giderler.
- "hakkini helal et biz hacca gidiyoruz" der. Kayınvalide ayni şekilde
- "Bir şartla beni götürürsen" der.
Temel çaresiz üçünüde alıp hacca gider.
Haccın gereklerini yerine getirirler. dönecekleri gün herkes son
ibadetlerini ve tövbelerini yapmak için odalara geçer. Temel odasına
giderken annesinin tövbesini duyar.
"Allahım beni affet temelin babasını 4 kez aldattım".
Temel inanmıyorum diyerek odasına doğru yürür. İkinci odada
kayınvalidesinin tövbesini duyar
- "Allahım beni affet Fadime'nin babasını 8 kez aldattım".
Temel duyduklarına inanamaz. Son odada Fadime'nin tövbesini duyar
- "Allahim beni affet Temel'i 1 kez aldattım".
Temel büyük bir sok içerisinde odasına kapanır dizlerinin üstüne
çökerek baslar tövbe etmeye:
- Allahim sen onları bos ver de esas beni affet senin huzuruna bu
kadar orospuyu getirdiğim için
Ayy Namık yapmaaa
Stadyumda yapılacak en çok kim kadınla ilişkiye girebilir yarışmasına
bizim Namı Kemal de katılır.Önce fransız bir...iki..üç...üçüncü
kadında kesilir.Sıra ingilize gelir o da bir..iki..sekiz..sekizincide
tıkanır. Sıra bizim Namı Kemal'e gelir ..bir..iki..derken yüz...yüzbir..namı
hala devam ediyor.Sunucu şaşırmıştır.
"Namı aştı kendini sayın seyirciler bütün kadınları bitirdi şimdi
tiribünlere doğru koşuyor. Kadın genç demeden herkesi sikiyor Namı
Kemal. Evet bütün tribünü bitirdi bana doğru koşuyor.Ve "Ayy Namık
yapmaaa""...
Şaşkın horozlar
2 horoz mutfağa girerler.
etrafa meraklı gözlerle bakarlarken,tezgahın üzerinde yemek kitabı
görürler.
kitabın üzerinde"yumurta yapmanın 100 yolu"yazmaktadır.
biri diğerine dürter ve derki;
"oğlum baksana lan,seks kitabı bulduk yaşasınnn..."
Terazi
Namı kemal bir gün Almanya'ya gezmeye gitmiş. Orada bir rehbere burda
güzel bir gece klubü varmı diye sormuş. Rehber de oranın en marjinal
klublerinin birine götürmüş.
Namı kemal bir kadeh iki kadeh derken körkütük sarhoş oluvermiş. Bide
ne görsün!... Kadının biri yere sırtüstü yatıyor, almanın biride
kadının ağzına sıçıyor. Terazide tartıyorlar tam 5 gram geliyor.
Bunu gören namı kemal bunu gururuna yediremiyor ve buda bişemi siz
bizim oraya gelin ben tam 1 gram sıçarım diyor. Gün geçiyo ve o grup
Türkiye ye geliyor. Kulübte toplanan almanlar içip sarhoş olduktan
sonra, namı kemala sözünü tutması için piste davet ediyorlar.
Yine alman kadının biri sırt üstü namı kemalın altına yatarak
sıçmasını bekliyor. Namı kemal ıkınıyo mıkınıyo gelen bişe yok. Aradan
bayağı zaman geçince kadın sıkıntıdan taşşak larıyla oynamaya
başlıyor. Oynadıkça kendinden geçen namı kemal birden kadının ağzına
sıçıveriyor. Alman kadın şaşırarak 'noldu namı kemal hani 1 gram
sıçacaktın..'
"eee kızım sende terazinin ayarıyla o kadar oynamasaydın."
Odun at
şehirli adamın biri anadoluda bir köye misafir olur.geceyi bir evde
geçirir.ev tek odalıdır,herkez aynı odada yatmaktadır.evin hanımı
yatarken kocasına derki : herif sobaya odun at dediğim zaman kalkarsın
işimizi görürüz demiş.herkes yattıktan sonra biraz zaman geçmiş
kadın,herif soba sönmesin sobaya odun at der, adam kalkar işini görür
geri yatar.biraz daha zaman geçer, kadın: herif sobaya odun at der,
adam kalkar işi bitirir geri yatar. biraz daha zaman geçer ,kadın:
herif sobaya odun at der ses yok. kadın tekrar seslenir: herif sobaya
odun at,ses yok.misafir bakar ev sahibinden ses yok kalkar sobaya odun
atar.neyse sabah olur kahvaltıda kadın kocasına sorar: herif sobaya
kaç odun attın. adam der iki.kadın der üç. adam der iki.kadın der
üç.araya misafir girer kavga etmeyin baktım soba sönecek bir odunda
ben attım.
Dövme
Dövmelerin çok meşhur olduğu bir gün, Namı Kemal'da dövme yaptırmak
ister.
Ama dövmeler o zaman pek pahalıymış. Sonunda gazete okurken bir ilan
okur, ilanda su yazmaktadır:
- Dövmelerin pahalı olduğu şu dönemde, bizden size bir kıyak. Gelin
bize bedava sikinizin büyüklüğü kadar bir araç dövme yapalım size.
Sadece saat Bir'e kadar.
Namı Kemal hemen koşarak gitmiş ve sıraya girmiş.
Neyse sıra Namı Kemal'e gelmiş. Adam bir kitap vermiş eline ve Namı
Kemal sikine göre olan bir araç bulamaz sonra adam gelir ve sorar:
- Evet, beyefendi ne istiyorsunuz?
Namı Kemal'de ses yok. Sonra adam bakar kitaba kitabın üstendeki
araçlara ve tekrar sorar:
- Ferrari mi, Mercedes mi?
Namı Kemal adama döner ve söyle der:
- TIR yokmu TIR
Prezervatif
Kulağı pek iyi duymayan 80 yaşında oldukça yaşlı adamın biri bir gün
prezervatif almak için eczaneye gitmiş. İçeri girmiş bağırarak dayım
bana bir kutu prezervatif ver demiş. Eczacı adamı kolundan çekmiş ne
yapıyorsun dayı içeride bayanlar var böyle şeyler ulu orta söylenmez
kulağa söylenir demiş. Yaşlı adam yok dayım kulağa değil yarrağa
yarrağa demiş
İsveç daha büyükmüş
Namı Kemal birgün uçakta yolculuk ediyormuş kadının birisiyle
tartışmaya başlıyor kadın diyor ki İsveç Türkiye'den daha büyük Namı
Kemal olmaz Türkiye daha büyük falan diyor, neyse bunlar iyice
tartışıyorlar kadın diyor ki sana adresimi veriyim gel gösteriyim
İsveç daha büyük. Neyse Namı Kemal akşam gidiyor bi güzel seks
yapıyorlar sabah kadın diyor gördün mü İsveç daha büyükmüş tr'yi içine
aldı, Namı Kemal gülüyor içine aldı ama adalar dışarıda kaldı.
O rahip bal sürüyormuş
Birgün bir adam ormanda kaybolur gece karanlığında bir kilise görür ve
geceyi burada geçirmek ister, kapıyı çalar baş rahip kapıyı açar,bas
rahibe tanrı misafiri olduğunu yolunu kaybettiğini bir gece kalıp
gideceğini anlatır.
Rahipte kabul eder tabi ki gece herkes uyumaya çekilir,fakat adamın
gece yarısı tuvalete gitme ihtiyacı doğar ve tuvaleti
aramaya koyulur. Önce bir kapıyı açar bakar ki güzel bir kadın
geceliğiyle ortada dolaşıyor şaşırır..Sonra başka bir kapıyı açar
burada da rahipler yerde daire biçiminde oturmuş hepsinin siki
meydanda ortada da bir sinek uçuyor buna da çok şaşırır;
Adam sonra bir kapı daha açar ve adam birde ne görsün bir rahip
sikinden tavana asılmış şaşkınlığı bir kat daha artan adam
sonunda ihtiyacını giderip yatar. Sabah olunca bütün bu gördüklerini
baş rahibe anlatır ve sebebini sorar.. Rahip de anlatmaya başlar:
-"O gördüğün güzel kadın var ya işte o bizim ihtiyacımızı karşılar,o
ortada ucan sinekte hangimizin aletine konarsa o gece kadınla o
beraber olur"
Adam sorar :
-"Peki o aletinden tavana asılan rahip neyin nesidir ?"
Başrahip hemen cevap verir:
-"O var ya o, orospu çocuğu, sikine bal sürüyormuş meğer!"
Kel
Bir gün namı kemalin evinde bir papağan ve bir tavuk varmış. Namı
kemal işe her gittiğinde papağan tavuğu sikiyormuş. Günler sonra da
olsa bunun farkına varan Namı kemal papağanı uyarmış ''bir daha ben
yokken bu tavuğu sikersen senin saçlarının hepsini keserim'' demiş.
Sonra işten gelen Namı kemal papağanı tavuk sikerken yakalayınca bütün
saçlarını yolmuş. 1 ay sonra Namı kemalin evinde parti
düzenleniyormuş. Evin kapısının önüne papağanı koymuş. Papağan gelen
misafirlere ''bayanlar sağa baylar sola demeye başlamış o sırada
karşıdan kel bir erkek geliyormuş. Bunu gören papağan kele demiş ki ''hoop
hemşerim tavuk sikenler giremez''
Şeytan
Namı kemal bi gün rüyasında ak sakallı bir dede görür ak sakallı dede
derki bir daha birisini sikersen sen direk cehennemlik olursun der:
namı kemal korkar ve birdaha kimseyi sikmeyeceğine söz verir ve ıssız
bir dağın başına yerleşir. 3 yıl sonra artık abazalık canına tak
etmiştir her gün hayvan sikmekten ve otuzbir çekmekte fakat bi türlü
karı sikememektedir. Yağmurlu bi gecede her tarafı sırılsıklam göğüs
uçları ortaya çıkmış fıstık gibi bi hatun gelir der ki:
-Arabam bozuldu geceyi sizde geçirebilirmiyim?
Namı Kemal kabul eder. Hatun odasında soyunurken bu dayanamaz ve
anahtar deliğinden bakar bi de ne görsün hatun çırılçıplak. Hemen
dalar içeri ve hatunu 2 saat anırta anırta siker. Sonra hatun şeytana
dönüşür ve der ki:
-Sana çok büyük bi günah işlettirdim ne düşünüyosun?
Namı kemal hiç istifini bozmadan cevap verir:
-Ulan şu dünyada bi şeytanı sikmediğim vardı onu da siktim ya artık
cehenneme gitsemde gam yemem
Gençleştiren su
Adam eve gelir karısına koşarak derki
- Karıcım bir çeşme buldum. Kim bu çeşmeden bir bardak su içerse 10
yaş gençleşiyormuş. Yarın gidip içicem demiş Karı sıda
- Tamam bey dene gel bakalım doğrumu der.
Adam sabah ilk işi o çeşmeye gitmiş. Bir bardak su içmiş 30 yaşına
gelmiş bir bardak daha 20 yaşına gelmiş.Hemen eve koşup kapıyı çalmış
karısı kapıyı açmış.
- Buyurun kimi aramıştınız. Adam:
- Beni tanımadın mı? Ben kocan. Doğruymuş bak gençleştim. Hemen sende
git gençleş bekliyorum demiş.
Kadın koşarak çeşmeye gitmiş. Bir bardak içmiş 30 yaşına gelmiş bir
bardak daha içmiş 20 dayanamamış bir bardak daha 10 yaşına gelmiş.Eve
koşa koşa gelmiş. Kapıyı çalmış kocası kapıyı açınca karşısındaki
çocuğa sormuş:
- Buyur çocum kimi aradın? Kadın
- Tanımadın mı bey? Benim karın. Adam şaşırıp:
- Senmisin hanım? Ne yaptın?
- Dayanamadım bey
- Öylemi. Ben seni şimdi ne yapayım? sittir git bir bardak daha iç.
Ananın amına kadar yolun var.
Miş gibiydi miş
Birgün İngiliz Fransız ve Namı Kemal bi adada mahsur kalmışlar. Ada
çorakmış. Karşıda da bir ada varmış. O adada da ne istersen varmış.
İki ada arasında bir deniz varmış, denizin içindede bir timsah. Timsah
denize gireni sikiyormuş. sikincede S'yi Ş okuyormuş gazabına
uğrayanlar. İngiliz dayanamamış karşıya geçmeye karar vermiş. Gitmiş
gelmiş. Sormuşlar; nasıl dı demişler "miş gibiydi miş gibiydi" demiş.
Fransız da dayanamamış gitmiş. Nasıldı demişler o da "miş gibiydi miş
gibiydi" demiş. Namı Kemal de dayanamamış gitmiş. Gelince sormuşlar
nasıldı demişler "mis gibiydi mis gibiydi demiş. Arkasından timsah
çıkagelmiş "nerde o anşını şiktiğimin çocuğu"
Geri çağırdım
İki adam yolda giderken eski bir gaz lambası görürler ve tekme
atarlar. Lambanın kapağı açılır ve içinden bir cin çıkar. Bu sayede
serbest kalan cin adamlara bir iyilikte bulunmak ister ve her birine
üçer adet sihirli yumurta verir sonra adamlara söyle der:
- Bir isteğiniz olduğu zaman önce yumurtayı kırıp sonra dileğinizi
söyleyin ve anında gerçekleşir.
Yumurtaları alan adamlar heyecanla ayrı ayrı yönlere koşarak giderler.
Altı ay sonra bu adamlar yine karşılaşırlar. Biri çok zengin
olmuştur,diğerinde ise hiçbir değişiklik olmamıştır. Zengin olan
diğerine yumurtaları ne yaptığını sorar. Diğeride başlar anlatmaya:
- Senden ayrıldıktan sonra yumurtalardan biri elimden düştü ve kırıldı
''aha şimdi yarrağı yedik'' der demez her taraftan yarraklar gelmeye
başladı, sonra ikinci yumurtayı kırdım ve bütün yaraklar gitsin dedim.
Diğeri sormuş: 'Peki üçüncü yumurtayı ne yaptın''
- Ne yapayım, kendi yarağımı geri cağırdım.
Hadi git getir
Bir yarışma düzenlenir,Türkiye yi temsilen Namı Kemal katılır. Amaç en
uzun siki olanı 1.seçmek. Yarışma başlar, Fransız çıkarır sikini
masaya kor:60cm. Herkes alkışlar sesler yükselir v.s. Sıra Almandadır,
kendinden emin bir şekilde oda çıkarır sikini 90cm. Sesler daha da
yüksek çıkar. Son yarışmacı Namı Kemal'e gelir sıra. Açar ve masaya
kor. Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin siki. Herkes güler yuhalar.
Namı Kemal elini cebine atar ve kırmızı bir mendil çıkarır. Mendili
sikinin biraz önünde sallar siki oraya kadar uzar, mendili biraz daha
sikinin uzağında sallar ve hoop siki mendilin yanında. En son mendili
topak yapar ve atabildiği kadar uzağa atar: Hadi git getir oğlum.
Zenci beyaz
Şimdi iki Amerikalı bir barda oturuyorlar. Bunlardan biri zenci biri
de beyaz. Acayip sarhoş bu adamlar. Neyse beyaz olan biraz ırkçı,
zenciye diyor ki:
- sizin avuç içleriniz ve ayaklarınızın altı neden beyazdır
biliyomusun?
zenci anlıyo bi bokluk olacağını ama merak da ediyor adamın ne
söylicegini!
- neden beyazmış söyle bakalım diyo
beyaz da:
- çünkü tanrı sizi boyarken siz dört ayağınızın üzerindeydiniz diyo
zenci acayip sinirleniyor bardaki herkes kesin kavga çıkacak diye
beklerken zenci beyaza bi soru soruyo:
- peki sen karının amındaki tüyler neden siyahtır onu biliyormusun?
der!
bu sefer de beyaz acayip sinirleniyor ama o da zencinin ne söylicegini
merak ediyor.
- neden? diye soruyor zencide:
- çünkü karını sikerken boyam kurumamıştı diyor.
Asd
Birgün arabaların hız ve frenleri hakkında yarışma
başlatılır ve yarışmaya Almanya dan mercedes-benz le bi Alman katılır,
Fransa dan renoult la Fransız ve Türkiye den Namı Kemal katılır.
Altında Murat 124. Hakem yarışmanın kurallarını okur. Kurallar
çıkabildiğiniz kadar yüksek hıza çıkıp karşıdaki duvara en yakın duran
kazanıcak der... Ve yarışma başlar. Önce Alman basar basar duvara 10
cm kala durur. sonra Fransız basar basar frene bir basar araba 12 cm
kala durur. Bu arada Alman ve Fransız aralarında konuşur fren sistemin
ne? Alman benim abs der Fransız falan filan diye cevaplar. Onlar
konuşurken bizim Namı Kemal gazı kökler 1. vites 2 . vites 3 4 derken
duvarı deler geçer. Fransız la Almanda konuşurlarken bu olayı görür ve
Namı Kemal'e de sorarlar senin fren sistemin ne diye. Namı Kemal'de
ASD der. Alman sorar asd ne oluyor diye. anasını siksen durmaz der..
İbne oldu Temel
temel büyük şehre gider zamanla orada arkadaşlar edinir. kahvedeki
arkadaşları temelin saflığından yararlanarak temele bir oyun oynamak
isterler ve temel kahveye gelince arkadaşları; şu karşı evin
penceresindeki kadını görüyor musun: temel evet der.
-hah o eve git kadına kocan evde mi diye sor yok derse eve git kadını
sik.demişler
temel denileni yapar kadına sorar,
kadın; durumu fark eder kocası evde olmasına rağmen:
-yok der. temel;
-geleyim mi? kadın
-gel, gel der
temel eve girer kadının kocası kapının arkasına saklanır temel soyunur
yatağa yatar o sırada adam çıkar ve temeli bir güzel siker.
temel sinirli kahveye gider:
arkadaşları;
-ya sen kocasına denk gelmişsin hemen pes etme şansını dene derler
temel bunun üzerine bir daha gider kocan evde mi diye sorar, kadın
yine yok gel der ve kadının kocası temeli yine siker.
ertesi günde aynısı olur.
diğer bi gün temel kadına sorar
-kocan evde mi?
kadın:
-yok, der
temel:
e o zaman niye geleyim ki der
Namık geliyor
Amerika Başkanı'nın Kızı siki en büyük olanla evlenecekmiş. Başkan her
yere haber yollamış, aradan bir hafta geçmiş dünyanın dört bir
tarafından erkekler gelmiş elemeler yapılmış finale üç kişi kalmış.
Beyaz Sarayın önüne getirmişler. Biri bi çıkarmış sarayın etrafını bir
kez dolanmış, diğeri çıkarmış iki kez, üçüncü üç kez dolandırmış. O
arada kel, tek gözlü biri gelmiş kafasında şöle bir not varmiş:
Ben Namı Kemal Türkiye'deyim bekleyin geliyorum...
Tüleyman
Öğretmen sınıftaki öğrencilere sorar;
İstemeden hareket eden organımız nedir?
Sınıfta herkes düşünür.Süleyman parmak kaldırır,öğretmen evet oğlum
söyle der;
Süleyman tikimiz hocam der.Öğretmen aferin oğlum adın ne;Tüleyman
hocam.
Maymun
Birgün İngiliz, Alman, Fransız ve bizim Namı Kemal yarışıyorlar
yarışmada en fazla hangisi maymun doğurtacak. Neyse kısa keselim.
İngiliz . başlamış. 5 maymun doğurtturmuş. Alman 7 tane, Fransız 10
tane..
Sıra bizim Namı Kemal'e gelmiş. Uğraşmış, uğraşmış. Ama 1 tane maymun
doğurtturmuş.
Tabi orada bulunan bizim Türk seyirciler kızmışlar. Ne yaptın,
şanımızı şerefimizi 5 paralık ettin. Bizi rezil ettin diye.
Namı Kemal de kaşlarını çatarak :
- Hassiktirin lan. Bana erkek maymun vermişler...
Götümemi sokacaktım
Yaşlı ve cahil bir köylü hayatında ilk defa rahatsızlık geçirir. şehre
iner ve bir doktora gider. doktor;
- ''neyin var'' diye sorar.
yaşlı amca;
- ''karnım çok ağrıyor'' der.
doktor hastalığını bilir ve yaşlı amcaya 3 fitil vererek kullanmasını
söyler. amca gider ve ertesi gün ağrıları daha fazla artmış olarak
doktora tekrar gelir.
doktor;
- ''ne oldu amca'' der.
amca kıvranarak;
- ''fitilleri kullandım ama karnım daha çok ağrıdı'' der.
doktor hemen bir röntgen filmi çeker ve ayrı bir odada filme
baktığında adamın midesinde 3 adet fitil görür. doktor hemen adamın
yanına koşarak;
- ''amca ne yaptın sen'' der.
amca;
- ''ne oldu doktor bey'' der.
doktor;
- ''amca bu fitiller yutulurmu'' der.
amca döner;
- ''ne yapacaktım götümemi sokacaktım'' der.
Cindy Crawford
Namı Kemal, Amerika'dan yurda dönmek üzere transatlantikte seyahat
ederken gemi batar!
Bizimki tahta parçalarına tutunup hayatta kalmaya çalışırken ilerde
canını kurtarmaya çalışan birini görür ve hemen onu kurtarmak için ona
doğru yüzmeye başlar.. ama bir bakar ki kurtardığı kişi Cindy
Crawford'dur.. Neyse bunlar birlikte ıssız bir adaya çıkarlar...
Cindy hemen atlar: "Sen benim hayatımı kurtardın, dile benden ne
dilersen"
Bizimki mütevazidir "nolacak ya insanlık görevi bu, önemli değil" der
Cindy ısrar eder ve bizimki dayanamaz ve "tamam o zaman, bi kere ver
sikeyim" der. ve işlem tamamlanır hemen o anda...
Ertesi gün Cindy yine gelir ve "sen benim hayatımı kurtardın, dile
benden ne dilersen"
Namı Kemal için cevap hazırdır "bi kere ver sikeyim" der. ve işlem
yine tamamlanır hemen...
Artık Cindy her gün günde beş kere bu soruyu sorar ve bu olay günde
bes kere tekrarlanmaya baslar...
Yine Cindy aynı taleple gelince, Namı Kemal bu sefer başka bir şey
ister: "Tamam, şimdi sen şu ateşin önüne otur" der ve Cindy'e kömür
tozlarından bir bıyık yapar, sırtına bi ceket giydirir, basına bir
kasket takar ve "şimdi sen bu şekilde ateşin önünde bana sırtın dönük
şekilde otur" der...
Cindy şaşırır "acaba sapıklaştı mı bu, neyse bakalım ne olacak" der
içinden...
Cindy ateşin önünde o şekilde oturmaktadır, Namı Kemal uzaklaşır ve
Cindy'e yaklaşmaya başlar ve şöyle der: "Ya birader geçen gün gemi
battı, birini kurtardım bir baktım ki Cindy Crawford'muş, inan ki her
gün beş posta, her gün beş posta"
Tarkan ın kurdu
Tarkan bir gün kız arkadaşı ile sevişiyormuş kurdu ise odanın ortasına
oturmuş onları izliyor, o arada Bizans ordusu saldırmaya başlıyor.
Tarkan
- "Atıl kurt" diye seslenir.
Kurt;
- "Tabi amına koyim hep atıl hiç katıl yok!!!".
Namı ruhi
Bizim Namı Kemal'in hiç sevmediği bir dostu varmış.Bu dostunun adı
Ruhi'ymiş.
Tesadüf,
İkiside trende aynı kompartımana oturmuşlar.Şimdi Namı Kemal Ruhi'nin
kendisine kötü birşey yapacağını hissetmiş.
Yolda köpek ölüsü görünce Ruhi:
Bu köpekte Kemal'ine erdi demiş.
Namı Kemal sinirlenmiş.
- Bak kıçından Ruhi çıkıyor.
Rahibeli
5 tane rahibe öldükten sonra diğer tarafta onları önünde bir tas su
ile zebani karşılar.zebani rahibelerin sıraya girmelerini ister.ilk
rahibeye sorar:"penis hakkında ne biliyorsun?".rahibe yalnızca "dokundum"der.o
zaman sadece ellerine suyu sür geç der zebani.ikinci yede aynı soruyu
sorar.oda yalnızca gördüm der.o zaman suyu gözlerine sür ve geç der.o
sırada 3. ile 4. rahibe yer değiştirir.zebani bunu görünce ne
yapıyorsunuz der.
Rahibe:
- Arkadaş götünü yıkamadan ben bi ağzımı yıkasaydım...
Sizide
Bir gün Namı Kemal kamyon şöfürlügü yapıyormuş Namı Kemal tam olarak
bilmesekte tahmini olarak 3 ay kadar uzun yolda kalmış ve eve
dündüğünde karısına "hadi yatalım" demiş karısı olmaz çocuklar evde
der Namı Kemal o zaman sen git sıcak bir çorba hazırla der ve servis
yaparken üzerine dök ve banyoya git ben gelirim der. Kadın akşam
Çorbayı yapar sofrada üzerine döker. Bunu gören Namı Kemal koş banyoya
der. Ardından gider ve karısını sikmeye başlar. Annesinin gelmediğini
gören çocuk kalkıp banyoya gider ve gördügü manzara karşısında korkup
kardeşlerinin yanına koşar ve kardeşlerine derki aman oğlum üzerinize
çorba dökmeyin babam sizide siker
Kıç nakli
Adamın biri çok kötü basurmuş. Yıllar yılı ne yapsa bu illetten
kurtulamamış. Günün birinde gittiği doktor onu bu hastalığından
kurtarabileceğini söylemiş.
- Nasıl? demiş adam
- Kıç nakli ile.
- Kıç nakli mi?
- Evet size ölen birinin kıçını takacağız.
Bir süre sonra birisi ölmüş ve kıçını bizimkine takmışlar. adam acı,
tatlı, tuzlu, ekşi ne bulduysa yediği halde hiçbir şikayeti yokmuş.
Berbat bir kaşıntı hariç. Doktora gitmiş;
- Nasılsınız? diye sormuş doktor
- İyiyim yalnız berbat kaşınıyor.
- Ben bunu bir araştırayım size haber veririm.
Bir kaç gün sonra adamın telefonu çalmış arayan doktormuş.
- Size kötü bir haberim var demiş doktor.
- Ne oldu?
- Kıçını size naklettiğimiz adam maalesef ibneymiş. Kaşınması da bu
yüzden
- Eee ne olucak şimdi!
- Nasıl olsa sizin değil, siktirin geçsin !
60cm
Bir Amerikalı, bir İngiliz birde Namı Kemal bir nehir kenarına tatile
gitmişler. Hepsi kendinin özelliklerinden bahsediyormuş. Neyse laf
dönmüş dolaşmış. Amerikalı demiş ki:
- Ben, demiş şu nehrin suyunun sıcaklığını derece kullanmadan bilirim
demiş.
Neyse nehrin kenarına gelmiş pantolonunu indirmiş ve sikini çıkarmış
suya sokmuş. Demişki: su 23 derece.
Sıra ingilize gelmiş o da aynı işlemi yapmış ve demiş ki : su 25
derece.
- En son sıra Namı Kemal'e gelmiş. Namı Kemal de aynen nehrin kenarına
gelmiş ve pantolonunu
indirip sikini suya sokmuş. İkisinin yanına gelmiş hiç tepki yok.
Herkes bir tahmin bekliyormuş Namı Kemal'de ses yok. Meraklanmışlar ve
sormuşlar:
- Senin tahmini ne demişler. Namı Kemal yanıtlamış:
- Valla demiş suyun sıcaklığını bilmem ama derinliği 60cm.'di
Komiserim
İşsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para
varmış Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp
duruyormuş. En sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın
hesabını vermesi için. adam gitmiş karakola. komiser hemen lafa
dalmış.
-anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile
yok.
-ben herkesle iddiaya girerim komiserim. ve her iddiayı da kazanırım.
-olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı.
-size kanıtlıyabilirim komiserim.
-nasıl kanıtlıya can.
-sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmeyeceğimi
anlarsınız. 100 dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım.
Komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda
olamayacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma
olan sol gözünü çıkarıp ısırmış. Komiser hayretle onu izledikten
sonra.
- tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş. adam peki demiş.
- 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım.
Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha
girmiş iddiaya. Sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de
ısırmış. komiser yine şaşırmış ama pes etmemiş. Hala inanmadım demiş.
Adam tamam sizinle son bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer
bedava demiş. Komiser hemen kabul etmiş.Nedir iddia demiş?
-benim sikimin uzunluğu buradaki herkesin siklerinin toplam
uzunluğundan daha fazladır demiş. komiser şöyle bi etrafına bakmış.
Yaklaşık on kişi var. her birininki 15 santim olsa toplam 150 santim
yapar. Tamam demiş girmiş iddiaya. Adam indirmiş donunu bi bakmışlar
ki küçücük bişey. Komiser hani uzundu lan demiş. Adam çekin komiserim.
Çekerseniz uzar demiş. komiser adamın şeyini çekmeye başlamış.
Çekiyormuş çekiyormuş. Uzamıyormuş. O sırada adam bi arkadaşına
telefon etmiş.
-"Alooo Ali olum komiserin eline verdim 10.000 DOLARI hazırla!.."
Bu pozisyonu kaçırmam
Bir gün Namı Kemal bir papağan alır ve eve getirir. Namı Kemal
uçkuruna düşkün ve hergün eve farklı hatunlar getiren bir hayat
sürmektedir. Tabi bir hatunla ilişkiye gireceği vakit papağan bunları
izlemeye başlar, bundan da Namı Kemal rahatsız olur ve papağanı aldığı
yere gider ve durumu anlatır satan kişi papağanın kulağına eğilip ona
senin götünü sikerim dersen gözlerini kapatır der. Bunun üzerine Namı
Kemal eve sarışın bomba gibi bir hatun götürür yine ilişkiye
girecekleri zaman papağan bunları izlemeye başlar. Namı Kemal kalkar
ve papağana senin götünü sikerim der. Tabi papağan hemen gözlerini
kapatır. Bunun üzerine kadına derki: sen bacaklarını ayır ben burdan
masaya oradan sehpaya oradan kanepe ve oradanda senin üstüne
atlıyacağım. O sıra papağan yine gözlerini açar. Namı Kemal papağanın
gözlerini kapaması için tekrar küfür eder. Papağan o zaman derki
anamıda siksen bu pozisyonu kaçırmam.
Sosyete oyunu
Temel ile Dursun sosyeteye girmişler ve sosyetik delikanlılarla
arkadaşlık kurmuşlar. Bir gün kendi aralarında oyun oynamaya karar
vermişler.
Delikanlı;
- ''Bir odada kız erkek karışık toplanacağız ve sonra lambaları
kapatacağız ondan sonra kim kime neyaparsa''.. diye oyunun kurallarını
açıklamış. Oyun başladıktan bir süre sonra pat diye ışıklar yanmış.
Priz başında temel duruyor.
Dursun;
- ''ula uşağım ne cüzel oyniduk niçun oyin bozanluk yapisun''.
Temel;
- ''Sikiyim böyle oyinu da.. Tuttuğumiz iki meme yeduğumuz yarrağun
haddi hesabu yok''...
Gel pisi pisi
Bir yarışma düzenleniyor. Yarışmacılar Fransız, Alman ve Namı Kemal.
Yarışmada 3 katlı bir bina ve her katta 20 kadın kim bu kadınların
hepsiyle beraber olursa yarışmayı o kazanacak. Yarışma başlamış
Fransız girmiş binaya 2. Katın merdivenlerinde bayılıp kalmış. Alman
girmiş oda 3. katın merdivenlerinde bayılmış. Namı Kemal'e sıra gelmiş
Kemal binaya girmiş aradan 4 saat geçmiş hala ortalarda yok bi bakalım
demişler binanın 1-2-3 katındaki kadınlar baygın halde bizim Kemal yok
terasa çıkmışlar bizim Namı Kemal bir kedinin peşinde gel pisi pisi
gel pisi.
Uçaktaki ibneler
Bir gün iki ibne uçaktaymış tam herkesin uyuduğu sırada biri diğerine;
- ''hadi sikişelim'' demiş.
digeri;
- ''kafayımı yedin bi sürü insan var''.
diğeri;
- ''merak etme hepsi uyuyordur bak istersen hostesten bi kola
isteyeceğim kimseden ses gelmez hostes bile uyuyordur''.
ibne;
- ''bir kola getirin''.
diye seslenmiş kimseden tık yok bi daha istemiş gene aynı daha sonra
başlamışlar şikişmeye sabah olunca hostes servise başlamış.
bir ihtiyar;
- ''ah kızım sabaha kadar başım ağrıdı'' demiş.
hostes;
- ''amca isteseydiniz size aspirin getirirdim'' demiş.
ihtiyarda;
- ''kızım nasıl isteyim, adamın biri kola istedi sabaha kadar
siktiler''.
Karpuz taşıma
Namı Kemal, Japon, alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacak diye
iddiaya girerler. Japon der ki:
-Ben iki tane taşırım koltuklarımın altına alarak.
İngiliz de der:
-Ben de 4 tane taşırım iki koltuk altına iki de omzumun üstüne alırım.
Alman da der ki:
-Ben de beş tane taşırım herkes şaşırır nasıl taşırsın ya? İki tane
koltuk altına, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de Yarrağıma
takarım demiş.
Sıra Namı Kemal'e gelir, der ki:
-Ben de 9 tane taşırım iki koltuk altına, iki omuzlarıma ,almanı da
Sikime takarım.
Ressam
Çocuğun biri çok güzel resim çizer. Resim öğretmeni bunu fark eder,
babasını çağırır ve şöyle der:
-Beyefendi oğlunuz çok güzel resim çiziyor.Bunu bir yerlere
gönderelim.
Adamın cevabı aynen şu olur:
-Bırakın hocam şu orospu çocuğunu. Geçen gün sobaya bir am çizdi, onun
yüzünden dedesinin dili benimde yarrağım yandı.
Sperm
Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye yarışma düzenleniyor. Önce
alman boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor. Spiker stadyumdaki
seyircilere 2 litre diye söylüyor. Sonra Fransız boşalıyor ve tam 5
litre çıkartıyor. Spiker 5 litre çıktı diyor seyircilere. Bizim Namı
Kemal geliyor. Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor:
-Lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin.
Hiç yavrum hiç
At arabacısı arabasını kenara çekmiş dinlenmekte at'da kalafatı
sallamış
o esnada bir kadın çocuğu ile geçerken çocuk merakla atın kalafatı
göstererek;
- ''Anne bu ne'' der.
Kadın;
- ''hiç yavrum hiç'' der.
çocuk tekrar sorar.
Kadın gene;
- ''hiç yavrum hiç'' der.
Arabacı dayanamaz;
- ''Abla Abla sen buna da hiç diyorsan Gözünü toprak doyursun'' der.
Gemi
Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke finale kalır, Almanya,
Fransa ve Türkiye. Türkiye´yi temsilen de Namı Kemal oradadır. Jüri
yarışma konusunu ortaya atar: "Batan bir gemidekileri nasıl
kurtarırsınız?" Önce Alman Palavracı dizer yalanları:
- "Ben çok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanları yarım saat
gibi kısa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım."
- "ohaaa" der Fransız ve bu sefer o başlar:
- "Ben de sıçarak büyük bir ada oluştururum ve insanları o adaya
çıkartarak kurtarırım!"
Sıra Namı Kemal'dedir oda okkalı bir yalan söyler:
- "Bende de öyle bir "yarrak" var ki onu şöyle gemiden karaya doğru
bir uzattım mı köprü olur ve bu insanları köprüden geçirir
kurtarırım."
- "Çüşşş..." der Fransız, "hiç o kadar büyük şey olur mu?"
Bizimki cevap verir:
- "Öyle göte böyle yarrak!"
Sıradan gel
Karlı bir kış günü genç bir adam dağda mahsur kalmış soğuktan ve
açlıktan ölmek üzereyken bir ışık görmüş, ışık bir evden geliyormuş.
Neyse adam evin kapısını çalmış, kapıyı yaşlıca bir kadın açmış adamı
içeri almış, adam açım susuzum filan derken neyse adamın karnını
doyurmuş yatarken yaşlı kadın iki kızını çağırmış, adama tanıtmış, bak
demiş bu büyük kızım geçen yıl dul kaldı, bu küçük kızım halen bekar.
Biz bu evde üçümüz yaşarız... adam bir bakmış hepsi birbirinden güzel
ama yani ayıp olacak neyse akşam olunca yatmaya karar vermişler, ama
kadın fazla yatağımız ve odamız yok demiş biz kızlarla beraber yatarız
sende yerde yatarsın demiş adama.... adam kabul etmiş ve hepsi aynı
odada yatmışlar.... biraz zaman geçince adamın aklına tabi malum
aktivite gelmiş ama nasıl olur hepsi beraber uyuyorlar diye sesini
çıkaramamış.... biraz daha zaman geçince, dul kız başlamış
sayıklamaya:
- Dula gel, dula gel diye adam dayanamamış tabi hemen çıkmış yatağa
dula sokulmuş, biraz takıldıktan sonra bekar kız başlamış konuşmaya:
- Bolu bırak dara gel, bolu bırak dara gel... adam mutlu bir şekilde
kıza yönelmiş ama arada anne yatmakta.... adam tam geçerken kadının
üstünden kadın başlamış sayıklamaya:
- Bok yeme sıradan gel, bok yeme sıradan gel..
Eşek
Alman, İngiliz ve bizim Namı Kemal yine bir yarışmada karşılaşırlar.
Yarışma eşeği anırtma yarışmasıdır. Önce İngiliz girer, eşeğe vurur,
iter kakar ama eşek gık demez, oda vazgeçer. Alman girer, kuyruğundan
çeker, kulağından ısırır ama eşek gene ses çıkarmaz. Sıra Namı
Kemal'dedir. Eşeğin yanına girer arkasına geçer ve eşekle birlikte
olur. Eşek bi anda çılgınlar gibi anırmaya başlar. ilk yarışmayı Namı
Kemal kazanır. İkinci yarışmaya geçilir. Bu sefer amaç eşeğin kafasını
önce yukarı aşağı daha sonrada sağa sola hareket ettirmektir. İngiliz
girer gene, hayvanın kafasını aşağı çeker sola iter ama kıpırdatamaz.
Alman kendinden emin gelir, eşeğin kafasının üzerinde zıplar, sağa
iter ama eşek yine kıpırdamaz. Sıra Namı Kemal'e gelir, Bu sefer Namı
Kemal eşeğin karşısına geçer ve sorar "beni tanıdınmı" eşek evet
anlamında kafasını bi aşağı bi yukarı sallar. Namı Kemal ikinci
sorusunu sorar. "Bidaha yapıyımmı" eşek korku dolu gözlerle kafasını
iki yana sallar.
Ne giyersen giy
Birgün Moiz'e maliyeden bir yazı gelir ve su su seneye ait
defterlerinizi su tarihte kontrol için getirmeniz rica olunur. Moiz
baslar kara kara düşünmeye
-"Acaba randevuya nasıl gitsem, iyimi giyineyim yoksa kötümü.." diye.
Baslar herkese sormaya, bazısı der" iyi giyin" bazısı
-"Olur mu Moiz çok para kazanıyorsun zannederler, kötü giyin"
Sonunda Moiz'in uykuları kaçar, haham basına sormaya karar verir.Sabah
kalkar gider haham basını beklemeye baslar. Hahamın yanında genç bir
dul bayan vardır, onu bekler. Derken haham onu kabul eder, baslar Moiz
anlatmaya..Haham dinler ve fikrini söyler. der ki :
-"Moiz yavrum, senin isin demin yanımdan çıkan bayanın isine benziyor.
Ona da aksam görücü gelecekmiş, o da soruyor dar kısa etek mi giysem,
yoksa uzun mu ? Bende dedim ki kızım ne giyersen giy adam seni
sikecek!...".
Adalar
Namı Kemal bir aralar ün yapmış. Kimse kendisi ile laf yarışına
giremiyormuş. Bunu yunanlı bir kadın duymuş ve ben onu mors ederim
demiş. Neyse bu kadın Türkiye'ye gelmiş Namı Kemal'le görüşmüş. Namı
Kemal'e demiş ki:
" Seninle laf yarışına girmeden önce seninle sex yapmak istiyorum"
demiş.
Namı Kemal de kabul etmiş. Başlamışlar işe kadın sormuş:
"Yunanistan mı büyük Türkiye mi?"
Namı Kemal de
"Türkiye" demiş.
Kadın bir daha sormuş. Namı Kemal de yine Türkiye demiş. Kadın:
"Hayır Yunanistan daha büyük bak Türkiye'yi içine aldı".
Namı Kemal söyleyecek bir şey bulamazken taşşak larını görür ve derki:
"Bak adalar dışarıda kaldı."
Alayı ibne olur
Siirtli bir ibne ile Bursalı ibne E-5 te müşteri beklerken sohbete
başlamışlar.Bursali demiş ki Siirt' liye
-"Sizin orda ibnelik zor olmalı her halde..."
Siirt' li:
-"Valla gelirler önce dayak atarlar sonrada alıp dağa götürüp
yapacaklarını yaparlar.Tekrar dayak atıp orda bırakırlar."
Bursalı:
-"Bu dehşet verici bir sey canim der."
Siirtli:
-"Peki Bursa'da nasıl bu is diye sorar."
Bursa' li baslar anlatmaya :
-"Bize telefon acarlar.Kabul edersek gelip arabayla alırlar.Once
hamama sonra da güzel kokular sürüp restoranta götürürler.Oradanda
bara ve otele gidilir.İsimiz bittikten sonra da evimize bırakırlar."
Siirtli dayanamaz:
-"Bu sosyal imkanlar Siirt' e olsa, Siirt' in alayı ipne olur bee.."
Ajan
Namı Kemal bir gün ajanlarıyla ünlü İtalya'ya gitmiş. Cebinde beş
parası kalmadığı ve çok aç olduğu bir gün bir restaurantın önünde
yemek yiyenleri seyrederken birden gözüne birşey çarpmış. Yemek yiyen
sakallı insanlar iyice karınlarını doyurduktan sonra kasiyer bayana
giderek sakallarını okşuyorlarmış ve hiç para vermeden çıkıp
gidiyorlarmış. Durumu merak eden Namı Kemal konuşmaları dinlemek için
kapıya doğru yaklaşmış. Sakallı adamlar yemek yiyip karınlarını
doyurduktan sonra kasiyere gidip sakallarını okşayarak "ben ajanım"
diyerek hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Birkaç adamı
seyrettikten sonra Namı Kemal de içeriye girmeye karar vermiş. Bir
güzel karnını doyurduktan sonra sıra hesap ödemeye geldiğinde, kasiyer
bayana giderek sakallarını okşamış ve "Ben ajanım" demiş. Kasiyer
bayan "Ama beyefendi sizin sakallarınız yok" deyince, Namı Kemal
pantalonunu aşağıya indirmiş ve kasiyere "ben gizli ajanım" demiş.
Zebani
Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan dalarmış.Bu böyle
sürüp gitmiş.
Bir gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çağırmış bir daha
yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre.
Bir gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için
eğilmiş ve adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş.
Kadın hamile kalmış ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler
onuda yanına çağırmış ve bir daha yaparsan seni de baban gibi
cehenneme göndeririz demişler. Çocuk tövbe etmiş ama üç beş gün sonra
dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş. Çocuk bi bakmış cehennem buz
gibi herkes donuyor.
Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki:
-Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle?
zebani cevap vermiş:
-amına koyiyim baban izin vermiyor ki eğil ipte iki odun atalım!
Pezevenk
Ülkenin birinde azgın mı azgın bir kadın varmış. Kimse bu kadını
cinsel doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Namı Kemal gelmiş
olsa olsa bu işi o becerir demişler ve çağırmışlar!
Namı Kemal´in de " Ben bu işi ancak karanlık bir oda da yaparım" diye
özel bir isteği olmuş!
Neticede Namı Kemal ve Kadın karanlık bir oda da başlamışlar
sevişmeye...
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş. İkisinde de tik yok...
24 saat sonra artık kadın pes etmeye başlamış ve seslenmiş
-"Yeter artık Namı Kemal yeter, ben öldüm!"
-" Ne Namı Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Namı Kemal? O nerde?
-"O dışarda bilet kesiyor abla"
Afacan
Afacan çocuk gece anne ile babasının sevişmelerini duydu ve sabah
olunca babasına sordu:
-baba gece annem neden çığlık atıp inliyordu.
-annen akşam hastaydı oğlum.
-peki baba sen utanmıyormusun hasta bir kadını sikmeye.
Önce
enini
Bir ülkede yaşayan bir kralın kızı sevişmelerden tatmin olmaz ve hiç
zevk alamaz. Bunu üzerine kral kızını zevkten bağırtabilene 2 kese
dolusu altın vereceğini söyler ve her ülkenin en azılı insanları
çağrılır. Alman, Fransız ve Namı Kemal. Alman hazırlıklarına yapar ve
kral sorar ''Seninkinin boyu kaç metre?'' Alman'' 1.30 metre der.
İçeri girer fakat hiç ses çıkmaz.
Kral Fransıza sorar ''Seninkinin boyu kaç metre'' Fransız 2
metre''der.
Fransız da prensesi bağırtamaz.
En son Namı Kemal gelir ve kral ona da sorar seninki kaç metre? Namı
Kemal 90 cm der ve girer. Girer girmez içeriden inanılmaz bir çığlık
gelir ve Namı Kemal dışarı çıkar. Namı Kemal'e sorarlar ''Yav bizimki
bukadardı ama yapamadı seninkinin boyu alt tarafı 90 cm nasıl yaptın
derler. Namı Kemal cevap verir ''Bizim orada önce enini söylerler''
Kapıyıda çalarmış
Orta yaşlı zengin ve dul bir kadın artık hayatını yalnız
geçiremeyeceğini anlayarak gazeteye bir ilan vermiş;
- ''Zengin bir dul bayan hayatını paylaşabileceği bir hayat arkadaşı
arıyor yalnız aşağıda yazılı şartlarıma uyması gerekir''.
1. - ''BENİ DÖVMEYECEK''.
2. - ''BENİ BIRAKIP KAÇMAYACAK''.
3. - ''YATAKTA SÜPER OLACAK''.
Aylarca telefon çaldı. Ev mektuplardan geçilmedi ve kapının zili
durmadı ama sonuçta kadın hiçbirini beğenmedi ve kendine uygun
bulamadı. Bir gün kapı çaldı, kadın kapıyı açtığında yerde paspasın
üzerinde yatan kolları ve bacakları olmayan bir adam gördü.
- ''Kimsin? Ve burada ne yapıyorsun?''.
- ''Merhaba, artık aramanız gerekmiyor, bugün şanslı gününüz ve ben
hayallerinizdeki erkeğim bakın kollarım yok sizi dövemem bacaklarım
yok istesem'de kaçamam!''.
- ''Eee.. Yatakta süper olduğunu nerden çıkardın?''.
- ''Kapıyı neyle çaldık sanıyorsun''...
İş görüşmesi
Namı Kemal bir gün bir iş görüşmesine gider
Bakar ki her görüşmeden çıkan kızgın neyse içeri girer içerde bir
kurul görüşmeye gelenlere soru soruyorlar ve öyle işe alıyorlar Neyse
bizim Namı Kemal geçmiş görüşme için. kurul başlamış söze
-Size bir soru soracağız ve öle işe alacağız
-Tamam demiş bizim ki
-Söleyin bakalım yolda gider 4 tekerlekli uzun ve yolcu taşıyan araca
ne denir?
Namı Kemal de:
-Yolcu otobüsü demiş
-Tamam bildin ama bunun mitsubishi si war mercedesi war hangisi ama
demi demişler.Sana bir şans daha veriyoruz demişler. Söyle bakalım
havada uçar yolcu taşır nedir bu demişler.
-Yolcu uçağı demiş Namı Kemal
-Tamam bildin ama bunun Airlines i war Bussinesi war hangisi ama demi
demiş kuruldakiler ve Namı Kemal i elemişler
Namı Kemal tam çıkacakken dönmüş ve:
-Peki ben size bir soru sorabilirmiyim demiş
-Elbette sorabilirisin demiş kuruldakiler.
-Söleyin bakalım kadınların iki bacak arasında bulunur üremeye yarar
nedir bu? demiş.
Adamlarda
-Elbette ki am demişler
Bunun üzerine Namı Kemal de
-Tamam bildiniz ama ananızın amı olduğunu bilemediniz demiş.
Karpuzcu
Bir kadının kocası varmış kocası şehirlerarası otobüs şoförü olduğu
için eve fazla uğramazmış..
Bir gün kadın pazara çıkar patatesçiden 1 kilo patates alır ve
- akşam evime gel ödeşelim der.
sırayla havuç cusunu erik çisini,elma cısını....bütün tezgahları gezer
ve akşam tezgahçıları çağırır.
Akşam herkes eve gelir o sırada eve kocası gelir ve esnaf saklanmaya
başlar.
Kocası olanları fark eder ve yüksek sesle;
- patatesçi çık dışarıya
Ses yok bu defa daha yüksek sesle;
- lan patatesçi dışarıya çık.
Çıkar ve karısının aldığı patatesleri adamın götüne sokar..sırayla
havuçcusuna,erikçisini kim varsa karısının aldığı malları adamaların
götüne sokar.En son karpuzcu kalır.Kadının kocası seslenir kapuzcudan
ses yok.
- lan karpuzcu çık dışarıya.
Yine ses yoktur.Yatağın altından karpuzcu kısık bir sesle adama:
- abi karpuzları dilim dilim sokarsan çıkıyım....
Doktor Namık
Bizim Namı Kemal doktor olmuş bir zaman, ve kasaba kasaba dolaşıp
derdi olana çare bulurmuş. Ama bizim Namı Kemal. çok çapkınmış ve
gözüne kestirdiği hatunu hiç affetmez, şu veya bu şekilde muhakkak
sikermiş.
Bir gün Namı Kemal. bir kasabaya gider. Orada çok güzel bir hanım
görür ve bu hanımı sikmeyi kafasına koyar. Bir iki karşılaşmadan sonra
anlar ki karının da bunda gözü var. Ama küçük bir sorun var o da
karının hayvan gibi bir kocası var. (kasabanın ağalarından). Namık
Kemal. kadına der ki sen al kocanı denize git, ondan sonra kocana de
ki amıma yengeç kaçtı beni doktora götür, o da seni bana getirsin
bende seni sikeyim. Kadın da tamam der. Kadın kocasıyla denize gider
ve denizde yüzerken ansızın kocasının yanına koşarak gelir ve şöyle
der:
"Kocacığım amıma yengeç kaçtı çok acıyor beni doktora götür"
Adam da hemen karıyı alır ve Namı Kemal.`in kliniğine gelirler.
Namı Kemal. sorar: Hayırdır neoldu?
Adam da der ki: "Bizim hanımın amına yengeç kaçtı bir bakıverin Dr.
Bey".
Namı Kemal. söyle der: "E vallahi dostum bunun bir tek yolu vardır o
da; sen karının amına seninkini sokacan, yengeç ısırınca çekecen
yengeçi çıksın dışarı."
Adam der ki" Yooooo Dr. Bey , doktor sizsiniz siz yapacaksınız"
Namı Kemal. "Ama nasıl ben sizin karınızın şeyine kendi şeyimi sokmam
olmaz"
Neysa biraz münakaşadan sonra Namı Kemal. bayılarak bu görevi kabul
eder ve başlar kadının üstünde gidip-gelmeye.
Bu arada koca sorar "neoldu neoldu?" Namı Kemal. der ki " daha daha".
Biraz sonra bizim Namı Kemal. şöyle derin bir " Ooooohhhhhhh " çeker.
Koca hemen sorar noldu ısırdı mı? der.
Namı Kemal. da bunun üzerine " Hayır , yengeç boğuldu!!!" der.
Çamaşır
Anne ve baba çocukları anlamasın diye sevişmeye "çamaşır yıkama"
demişler. Yani sevişmek istediklerinde çamaşır yıkayalım'mı
diyorlarmış.
Bir gün baba oğlunu çağırmış;
- "git anana sor bakalım çamaşır yıkayacak mıymış" demiş.
Oğluda gitmiş ve sormuş.
Annesi;
- "olmaz oğlum git babana söyle bugün yorgunum" demiş.
Ertesi gün adam bir daha oğlunu çağırmış ve anana git sor demiş.
Anne yine aynı cevabı vermiş.
Ondan sonraki gün anne oğlunu çağırmış;
- "Git babana söyle bugün çamaşır yıkayabiliriz" demiş.
Oğulda gitmiş babasına sormuş.
Babası;
- "yok oğlum olmaz anana söyle ben çamaşırları elde çitiledim" demiş.
Arap
Meşhur Namı Kemal yeni bir eve taşınır. Fakat sokak dar olduğu için
evlerde birbirine çok yakındır. Namı Kemal akşam yemeğinden sonra
pencere önünde otururken karşı evin penceresinde perde arasından
çıplak duran kadını fark eder. Kadın da bunu görür ve yanına çağırır.
Bizim Namı Kemal 'de durur mu?Hemen koşar tam kadını becerecek zenci
kocası gelir. Bizim ki götü kaybeder. Ertesi gün Namı Kemal pencereden
kadını görür ve davet alır.
-arap varmı? diye sorar.
-Arap yok. der kadın. Bizim ki koşar işe başlayacaklar, tam o sırada
arap gelir bizimkini yine becerir ve bir kaç gün böyle sürer. Bir
akşam kadın yine pencerede görünür. Namı Kemal sorar:
- Arap var mı arap? Kadın da:
- Yok bugün yok bizimki.Namı Kemal de
- Gelmiyorum ozaman!!!!
Uzaylı
Temel ile Fadime evlenirler. Tam gerdeğe girecekleri
sırada uzaylı bir karı koca gelir. Uzaylı adam temel'e; "Bir
geceliğine karılarımızı değişelim mi" der. Temel önce hayır der, fakat
nasıl olsa yarın bunlar gidecek diye düşünür ve kabul eder. Fadime ile
uzaylı adam odalarına giderler. Uzaylı adam aleti çıkarır. Fadime; "uyyyyyy
çok kuçiktirrr" der. Bunun üzerine adam sağ kulağını çeker ve aleti
uzar. Fadime şimdide; "uyyyyyy şimdi da çok incedir uşağummm" der.
Uzaylı bu sefer sol kulağını çeker ve aleti kalınlaşır. Sabaha kadar
seks yaparlar. Sabah olur, hepsi toplanırlar. Fadime ve uzaylı adam
gecenin çok güzel geçtiğini söylerler ve temele nasıl geçtiğini
sorarlar. Temel; "sormayın uşaklar amına kodumunin karisi bütün gece
kulaklarumu çekip durdi." der.
Japon ile namı Kemal
Bir gün Namı Kemal iş icabı bir şehre gider. O gece o
şehirde konaklaması gerekir ve akşamüstü kendisine bir otel aramaya
başlar. Bulduğu otelde resepsiyon görevlisinden bir oda ister.
Resepsiyon görevlisi Namı Kemal'e hiç boş odaları olmadığını sadece
iki kişilik bir odada konaklayan erkek bir Japon müşterilerinin
olduğunu söyler. Ayrıca bu şehirde bundan başka otel bulamazsınız der.
Bizim Namı Kemal resepsiyon görevlisine olsun Japon müşterinizi
gösterin ben onunla anlaşırım der. Japon'la aynı odada kalıp oda
parasını paylaşma konusunda anlaşırlar. Odalarına yatmaya çıkarlar.
Bizim Namı Kemal uyur. Japon ben su Türk'e bir oyun edeyim de bir daha
ömrü boyu beni unutmasın diye düşünür ve kalkıp uykusu ağır olan Namı
Kemal'in sakalını, bıyığını kaşını, kirpiğini traş eder. Sabah
erkenden Japon odadan çıkar gider. Namı Kemal uyanır aynada elini
yüzünü yıkarken halini görür ve delirir. Vay ibne Japon ben sana
sorarım der. Fıkra bu ya ikinci gece Japon odaya gelir. Uyuma vakti
gelmiştir. Namı Kemal hiç bozuntuya vermeden yatar uyku taklidine
geçer. Bizim Japon kuş uykusunda bu Türk benden intikam alır diye
bekler. Bir ara içi geçer bunun farkına varan Namı Kemal hemen kalkar
Japon un şeyinin ucuna bir ip bağlar, ipin diğer ucuna ise kocaman bir
taş ve çıkar otelin balkonuna. Tam bu sırada Japon kuş uykusundan
uyanır. Bir şeyinin ucundaki ipe bakar birde Namı Kemal'in elindeki
kayaya. Şeyim kopacağına atlarım aşağı daha iyi diye düşünürken Namı
Kemal kayayı balkondan aşağı bırakır. Japon yataktan fırlar ve kayanın
peşinden atlar. Namı Kemal ardından bağırır - Atla eşşoğlueşek atla!
Taşşak ları da karyolaya bağladımmmm.
Homoseksüel
Temel 20 senedir Almanya'da yasıyormuş. Bir gün göçmen bürosuna gidip
Almanya'dan kesin dönüş yapacağını söylemiş. Göçmen bürosundaki
Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar. Sormuşlar;
- "Niye dönüyorsun" diye.
Temel "homoseksüeller yüzünden" demiş.
Bürodakiler şaşırmış ;
- "Seni rahatsız filan ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun, gereğini
yaparız. Buradan bu yüzden ayrılmana değmez demişler"
Temel; "Beni rahatsız etmiyorlar" demiş.
Bürodakiler yine şaşırmış ;
- "Peki neden gidiyorsun.
Temel cevaplamış;
- "Burada 20 yıl önce homoseksüellik yasaktı, 10 yıl önce serbest
oldu, 5 yıl öncede evlenmelerine izin çıktı. Homoseksüellik MECBURİ
olmadan dönmek istiyorum."
Padişahın atı
Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir yarışma açmış. Buna
göre kim padişahın atını güldürmeyi becerirse 1 kese altın alacak. Her
tarafa haberler salınmış, duyurular yapılmış. Yarışma zamanı gelince
herkes deniyor ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım
saat bazısı 2 saat uğraşıyor ama sonuç yok.
Bizim Namı Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra buna gelince, atın
bulunduğu odaya almışlar, 1 dakika sonra Namı Kemal odadan çıkmış ve
atı güldürdüğünü altınlarını almak istediğini söylemiş. Padişah ve
görevliler şaşkınlık içinde tabi bir bakmışlar hakikaten at gülmek ne
demek kahkahalar atıyor yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta altınları
vermişler Namı Kemal'e.
Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamışlar.
Son çare olarak Namı Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını
istemişler. Namı Kemal bir kese daha altın verirlerse bunu yapacağını
söylemiş. Kabul edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini atın olduğu
odaya almışlar tekrar, yine girişi ile çıkışı bir anda olmuş. Bir
bakmışlar at bu sefer ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam altınlar
verilirken, padişah
- Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl güldürdüğünü
ve şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin
Namı Kemal başlamış anlatmaya
- Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına yaklaşıp 'benimki
seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı.
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın
diye atılmış padişah merakla.
Namı Kemal padişahın yanına yaklaşmış
- Şimdi de çıkarıp gösterdim
Paraşütçü
Temel askerdeyken paraşütle uçaktan atlayacakları için çoook
korkmaktadır bir gün önce temel rüyasında annesini görür annesi;
- ''oğlum yarın paraşütün açılmayacak'' demiş.
sabah olmuş sıra temel'e gelmiş. Temel komutanına rüyasını anlatmış ve
paraşütleri değişmişler temel yavaş yavaş aşağıya inerken komutanı çok
hızlı bir şekilde aşağı giderken temel sormuş;
- ''nereye komutanım''.
- ''ananıı sikmeye gidiyom ananıııı''... |
|
SEX HİKAYELERİ |
|
<-Önceki Erotik Fıkralar] |
Sizde
Erotik Sex Fıkraları Gönderin |
|
SİZDE SEX HİKAYELERİ GÖNDERİN
YAYINLAYALIM
|
|
\Bizi Destekleyin/
\Öncü Olun/
\Sizlerin Önerdiği Alış Veriş Yerleri/
\Bağış Yapın/ |
|
|